Kam Alkış ve Kargışlarında Su Kültünün Karakteristiği.
The Turks, who regarded their natural environment as one of the fundamental elements for sustaining life, believed that every entity in nature possessed a soul and attributed sanctity to them. Human efforts to make sense of nature led to the meaningful interpretation of the four primary elements: ea...
| Publicado en: | Erdem no. 88; pp. 101 - 126 |
|---|---|
| Autor principal: | |
| Formato: | Artículo |
| Publicado: |
Ataturk Kultur Merkezi
haz2025
|
| Materias: | |
| Acceso en línea: | Ver este registro en EBSCOhost |
| fields | @attributes: recordID: 1 pdfLink: plink: https://search.ebscohost.com/login.aspx?direct=true&db=hlh&AN=186732589&site=ehost-live header: @attributes: shortDbName: hlh uiTerm: 186732589 longDbName: Humanities International Complete uiTag: AN controlInfo: bkinfo: jinfo: jid: 1010867X 8ZRZ jtl: Erdem issn: 1010867X maglogo: N pubinfo: dt: haz2025 iid: 88 pid: 54088 pub: Ataturk Kultur Merkezi artinfo: ui: 186732589 10.32704/erdem.2025.88.101 ppf: 101 ppct: 25 formats: fmt: @attributes: type: P size: 2.8MB tig: atl: Kam Alkış ve Kargışlarında Su Kültünün Karakteristiği. aug: au: MÜÇÜK KOTAN, Mehtap affil: Dr. Öğr. Üyesi, Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Halk Bilim Bölümü, Kars/TÜRKİYE. su: Human behavior Folklore Uyghur (Turkic people) Sacredness Everyday life Cults sug: subj: Human behavior Folklore Uyghur (Turkic people) Sacredness Everyday life Cults keyword: folk beliefs Water cult alkış halk inanışları kam kargış Su kültü ab: The Turks, who regarded their natural environment as one of the fundamental elements for sustaining life, believed that every entity in nature possessed a soul and attributed sanctity to them. Human efforts to make sense of nature led to the meaningful interpretation of the four primary elements: earth, air, fire, and water. Among these, water gave rise to various practices and rituals. As one of the oldest fundamental cults in Turkish culture, water has been noteworthy since creation myths, appearing in numerous rituals with diverse forms. Water was ascribed different meanings in phenomena such as blessing, punishment, healing, protection, and purification. Consequently, feelings of reverence, fear, and hope toward water emerged within Turkish society, shaping behaviors. Water, as a shared symbol in Turkish communities, has been a vital element for sustaining life. At times, water served different purposes for people, symbolizing birth, death, or existence itself, leading to diverse forms of interaction between individuals, communities, and water. Due to its sacred nature, polluting water was forbidden, and those who committed such acts were believed to be punished by water spirits. Emerging as a common cultural motif in the Turkish world, water evoked various impacts in daily life. The water cult stood out with its qualities of abundance and prosperity, as well as its potential to cause illness. Therefore, it was deemed essential to avoid angering or displeasing the water spirit, as doing so was thought to have dire consequences. This duality highlights water’s sacred characteristics and its role in transitioning from chaos to cosmos, contributing to an orderly structure. Different narratives have provided the foundation for various beliefs related to water. Humans, seeking proximity to God, attributed divinity to the water cult, which subsequently served as a mediator between God and humankind. In these narratives, water embodies both sacred and divine attributes as well as destructive and punitive qualities. With both aspects, it has influenced societal life and human behavior through various practices. As one of the most significant elements in societal life, water frequently appears in Turkish oral narratives. Traces of the water cult are notably present in alkış and kargış, two such narratives. Sanctified water is used in the performance of alkış and kargış rituals conducted by kams or shamans. This study examines the role of water in kam alkış and kargış through selected examples from the Tuva, Altai-Teleut, Altai-Sayan, Uyghur, Kyrgyz-Kazakh, and Shor Turks. The study identifies the traits of water as depicted in these selected ritual texts and investigates how rituals associated with water have been reflected in alkış and kargış from past to present, highlighting the qualities through which water is emphasized. Yaşamış olduğu çevreyi; hayatı devam ettirme noktasında temel unsurlardan biri olarak kabul eden Türkler, doğadaki her varlığın bir ruhu olduğuna inanmış ve bunlara kutsiyet atfetmişlerdir. İnsanın doğayı anlamlandırma çabası doğadaki toprak, hava, ateş ve su gibi dört ana ögenin anlamlı kılınmasını sağlamıştır. Bu dört unsurdan biri olan su etrafında çeşitli uygulamalar ortaya çıkmıştır. Türk kültürünün en eski temel kültlerinden biri olan su, yaratılış mitlerinden itibaren türlü görünümleriyle dikkat çekmekte ve pek çok ritüelde yer almaktadır. Kutsama, cezalandırma, şifa, korunma, arındırma gibi olgularda suya değişik anlamlar yüklenmiştir. Böylelikle Türk toplum hayatında suya karşı saygı, korku, umut gibi farklı duygular oluşmuş ve davranışlar gelişmiştir. Türk toplumlarında ortak bir simgeyi barındıran su yaşamın sürdürülmesinde aslî unsurlardan biri şeklinde belirmektedir. Su, insanlar için zaman zaman farklı amaçlara hizmet etmiştir. Bazen doğuşu bazen ölümü bazen ise var oluşu simgelemiş olan suyla birey ve toplum böylece farklı şekiller ve bağlamlarda çeşitli biçimlerde iletişim kurmuşlardır. Suyun kutsal olma özelliğinden dolayı onu kirletmek yasaklanmıştır. Bu eylemi yapanların ise su iyeleri tarafından cezalandırılacağına inanılmıştır. Türk dünyasında ortak bir kült olarak ortaya çıkan su gündelik hayatta farklı etkiler uyandırmıştır. Su kültü hem bolluk bereket gibi nitelikleriyle hem de hastalık verme gibi özellikleriyle ön plana çıkmıştır. Bu yüzden su iyesini kızdırmamak ve onu memnun etmek gerekmiştir. Aksi durumda farklı sonuçlara neden olacağı düşünülmüştür. Bu suyun hem kutsal olma özelliğini göstermekte hem de her ne kadar başlangıçta bir kaos içerisinde yer alsa da aslında kaostan kozmosa giden bir düzeni sağladığı görülmektedir. Farklı anlatılar suyla ilgili çeşitli inançlara kaynaklık etmiştir. Tanrı’ya yakın olmak isteyen insan, su kültüne tanrısallık atfetmiştir. Sonrasında bu kült Tanrı’yla insan arasında bir araç görevi üstlenmiştir. Su anlatılarda hem kutsiyet ve tanrısallık hem de yok edici ve cezalandırıcı gibi nitelikler taşımaktadır. Her iki yönüyle bir bütünlük içerisinde çeşitli uygulamalarla toplum hayatına ve insan davranışlarına yön vermiştir. Toplum hayatının en önemli ögelerinden biri olan suya Türk sözlü anlatılarında da sıkça yer verilmiştir. Bu anlatılardan biri olan alkış ve kargışlarda su kültüne ait izler çok fazla görülmektedir. Kutsiyet atfedilen su, kamların veya şamanların ritüellerinde alkış ve kargışların icrasında kullanılmaktadır. Bu çalışmada Tuva, Altay-Teleüt, Altay-Sayan, Uygur, Kırgız-Kazak, Şor Türklerinden seçilen örnek metinlerde suyun kam alkış ve kargışlarındaki işlevi üzerinde durulmuştur. Kam alkış ve kargışlarından seçilen bu örnek metinlerden hareketle suyun hangi özelliğiyle ortaya çıktığı belirlenmiştir. Geçmişten günümüze su etrafında geliştirilen ritüellerin alkış ve kargışlara ne şekilde yansıdığı ve hangi nitelikleriyle ön plana çıktığı tespit edilmiştir. pubtype: Academic Journal doctype: Article src: R language: Turkish refInfo: copyright: @attributes: flag: Y custom: Copyright of Erdem is the property of Ataturk Kultur Merkezi and its content may not be copied or emailed to multiple sites without the copyright holder's express written permission. Additionally, content may not be used with any artificial intelligence tools or machine learning technologies. However, users may print, download, or email articles for individual use. item: Erdem holder: Ataturk Kultur Merkezi dt: @attributes: year: 2025 holdings: @attributes: islocal: N |
|---|