THE ROLE OF ANATOLIAN SUFI GROUPS IN THE ISLAMIZATION OF THE GOLDEN HORDE POPULATIONS.
This article explores the significant role played by the Anatolian Sufi orders in the Islamization of the Golden Horde populations from the mid-13th century onwards. It provides a detailed analysis of the activities of the Yasawiyya and Kubrāwiyya orders of the time. These Anatolian Sufi orders enga...
| Publicado en: | Turkish Culture & Haci Bektas Veli Research Quarterly / Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi no. 116; pp. 557 - 569 |
|---|---|
| Autores principales: | , , |
| Formato: | Artículo |
| Publicado: |
Turkish Cultur & Haci Bektas Veli Research Quarterly
dec2025
|
| Materias: | |
| Acceso en línea: | Ver este registro en EBSCOhost |
| Sumario: | This article explores the significant role played by the Anatolian Sufi orders in the Islamization of the Golden Horde populations from the mid-13th century onwards. It provides a detailed analysis of the activities of the Yasawiyya and Kubrāwiyya orders of the time. These Anatolian Sufi orders engaged in extensive preaching among various religious and ethnic communities within the Golden Horde territories. They established institutions such as madrasahs and conducted widespread educational and political activities, significantly contributing to the spread of Islam. Beyond imparting religious knowledge, they played a crucial role in shaping Islamic culture and influencing social life. They were also involved in political events. Despite facing strong opposition from the Iranian Ilkhanate, the Sufis of Kubrawiyya, Qalandariyya, Rifāiyya managed to expand their activities with the support of the Golden Horde government. Some even participated in military efforts to defend Islam. This involvement illustrates that Sufism is not just about spirituality but also has political and social aspects. Bu makale Altın Orda İslamlaşma sürecine etki eden dört önemli bölgeye odaklanmaktadır. Bunlardan birincisi Eski Bulgar şehri, ikincisi Yesevi Tarikatı'nın yayıldığı Türkistan bölgesi, üçüncüsü Memlüklü Sahası ve dördüncüsü Türk tasavvüfu haraketinin yayıldığı Anadolu'dur. Çalışma 13. yüzyılın ortalarından itibaren Altın Orda Devleti'nde yaşanan İslamlaşma sürecinde Anadolu kökenli tasavvufi zümrelerin oynadığı kritik rolü incelemektedir. Özellikle Kalenderilik, Rifaîlik ve Kübreviyye tarikatlarının bu süreçteki etkinlikleri detaylı bir şekilde analiz edilmektedir. Araştırmaya göre, Anadolu'dan gelen tasavvufi zümreler, Altın Orda'da farklı dinî ve etnik topluluklar arasında yoğun bir tebliğ çalışması yürütmüşlerdir. Medrese gibi kurumlar kurarak yaygın bir eğitim ve siyası faaliyetleri gerçekleştirmişler ve böylece İslam dininin yayılmasına önemli katkılar sağlamışlardır. Bu tarikatlar, sadece dini bilgileri aktarmakla kalmamış, aynı zamanda toplumsal hayata da yön vererek İslam kültürünün yerleşmesine yardımcı olmuşlardır. Bununla birlikte siyasi olaylarla da yer almışlardır. İran İlhanlılarının yoğun tepkilerine rağmen Kalenderi, Rifaî ve Kübrevî sufileri, Altın Orda'da yönetimin desteğini alarak faaliyetlerini daha da genişletmişlerdir. Hatta bazıları İslam'ı savunmak amacıyla savaşlara katılmışlardır. Bu durum, tasavvufun sadece manevi bir boyutunun olmadığını, aynı zamanda siyasi ve sosyal bir boyutunun da olduğunu göstermektedir. |
|---|